Hızlı bir yayılım göstererek tüm dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs, dünya çapında bir korku dalgasını da beraberinde getirdi. Her ne kadar otoriteler, salgın konusunda panik yapılmaması gerektiğini ifade etse de sizce bu ne kadar mümkün? Sakin kalınması söylendiğinde rahat bir şekilde arkanıza yaslanabiliyor musunuz?

anksiyete, kaygı, erkek, mutsuz

Salgına dair bilgi birikiminin yetersiz olması kaygı yarattığından sorunun cevabı büyük ihtimalle ‘hayır’ olacaktır. Bu durum, bedenin çalışma şekliyle ilgilidir. Çünkü kaygı duygusu, beynin belirsizliğe karşı verdiği, oldukça doğal ve normal bir tepkidir. Bahsedilen bu belirsizlik genellikle gerçek bir tehlike ile ilgili değil, gelecekte gerçekleşebileceği düşünülen olaylarla ilgilidir.

kaygı, korku, anksiyete, düşünmek, kadın, mavi, düşünce

Ne zaman ortaya çıkacağı asla belli olmayan deprem ile ilgili “Acaba deprem olur mu?” veya Koronavirüs ile ilgili “Ateşim yüksek! Kesin Koronavirüs tanısı alacağım!” gibi cümleler, şu anda gerçek bir tehlike ile karşı karşıya olunmasa da, sanki o tehlikeyle karşılaşılmış gibi yoğun bir kaygı duygusuna yol açar. Peki, bedeninizde birçok değişikliğe yol açan ve size sıkıntı veren kaygı duygusu ne işe yarar?

tedbir, araştırma, bilgi, korunma, maske, bigisayar

Her duygu gibi kaygının da önemli bir işlevi bulunaktadır. Kaygı, temelde belirsizliği ortadan kaldırmaya, olası tehlikeler ile ilgili planlamalar yapmaya ve potansiyel tehlikelerden uzak durmak için neler yapılabileceğini düşünmeye fırsat verir. Kısacası önlem almayı ve tehlikeden kaçınmayı sağlar.

önlem, tedbir, sağlık, kalp, sigara

Koronavirüs konusunda olası tehlikeleri gözden geçirerek potansiyel tehlikenin ne olduğuna karar vermek ve kaygıyı önlem almak için kullanmak biraz olsun rahatlama sağlayacaktır. Salgın konusunda belirsizliği –dolayısıyla kaygıyı– artıran en büyük faktör bilgi kirliliğidir. Bu nedenle bilgi edinme sürecinde güvenilir ve bilimsel kaynakları takip etmek, konuya ilişkin ortaya atılan ses kayıtları ve fotoğraflara tedbirli yaklaşmak, televizyondaki tartışma programlarını takip ederken bilgi veren kişinin hangi alanda uzman olduğuna dikkat etmek gerekmektedir.

575 kişi okudu

Psikolog Cenk UMUR

Psikolog Cenk Umur, 2013 yılında Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü‘nden mezun olmuştur. Lisansüstü eğitimine Anadolu Üniversitesi Sosyoloji Bölümü‘nde devam etmektedir. 2013 yılında Ali Osman Demirtaş Vakfı Özel Yatılı Bakım Merkezi’nde psikoz tanısı alan hastalar ve zihinsel engellilere yönelik psikososyal destek içerikli çalışmalar yaptıktan sonra 2014 yılında göreve başladığı Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nde kadına yönelik şiddet, sigara ve madde bağımlılığı, çocuk ihmal ve istismarı, intihar, otizm spektrum bozukluğu ve diğer gelişimsel bozukluklar alanında çalışmalar yapmıştır. 2018 yılından itibaren İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Sağlıklı Hayat Merkezi’nde psikolojik danışmanlık hizmeti vermektedir.

2 yorum

“Evde kalma” süreci için bazı öneriler – Momentum · 26 Mart 2020 18:32 tarihinde

[…] birçok psikolojik ve sosyal sorunu beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan iki tanesi olan kaygıyı yönetme ve aile içi iletişim sorunları için daha önce yayımlanan yazılarımızı okuyabilirsiniz. […]

Sosyal izolasyonda yaşam değişikliğinin 6 adımı! – Momentum · 5 Nisan 2020 23:28 tarihinde

[…] kendini toplumdan kısmen ya da tamamen uzaklaştırması şeklinde tanımlanan sosyal izolasyon, Koronavirüs pandemisi nedeniyle tekrar gündeme gelmiştir. İlk bakışta çok da olumlu bir izlenim oluşturmayan […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir